Selamun aleyküm hocam, bazen içimden kötü duygular geçiyor, fakat konuşmuyorum bunları, bunlardan dolayı günaha girer meyim, sorumlu olur muyum? Yavuz Selim Karataş – İstanbul

*******

Ve aleyküm selam.

Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.) Buhari ve Müslim'in müştereken rivayet ettikleri bir hadîs-i şerîflerinde, "Kalbe gelen kötü şey söylenmedikçe ve buna uygun hareket edilmedikçe (uygulanıp fiiliyata dökülmedikçe) afv olur" buyurmuşlardır. [Bkz. Müslim, Sahih, İman, 201]

İnsanın kalbine, küfür veya bid’at olan bir düşünce geldiğinde, bundan dolayı üzülür ve hemen bunu reddederse, bu kısa süreli düşünce, küfür olmaz.

Ancak kötü şeyleri düşünmek, mü'minin kalbinde manevi huzursuzluk ve sıkıntılar meydana getirir. İbadet ve taatlerinden, tefekkür ve tezekküründen zevk almamaya / alamamaya başlar. Bu duygular sürekli hâle geldiğinde ise, insanın içindeki vera' ve takvâ duyguları zayıflar, hatta -Allah korusun- yok olabilir. Dolayısiyle günahlara karşı meyli artar.

O bakımdan kötü duyguları bastırmak, onları zihnimizden-gönlümüzden silip atmaya çalışmak, her hususta olduğu gibi bu hususta da Rabbimizden yardım istemek, şeytanın ve nefsin vesvese ve iğvaatından O’na sığınmak en doğru yoldur.

Kendimizi Allah için hayırlı ve güzel amellerle / işlerle, ibadet ve taatlerle meşgul etmeye gayret etmeliyiz. Yoksa nefis ve şeytan, çevremizdeki şeytanlaşmış bir takım insanlar bizi yanlış şeylerle meşgul ederler.

Binaenaleyh bütün bu iyilik ve güzellikleri de sadece düşünmekle kalmayıp, düşüncelerimizi fiiliyata geçirmeye, hayatımızda uygulamaya çaba göstermeliyiz.

Evet, gönlümüzden geçen kötü şeyler sebebiyle günaha girmiş sayılmayız. Hatta hadis-i şerifte buyrulduğuna göre, "Bir kimse bir kötülük yapmak ister de onu yapmazsa (yani bu düşüncesini uygulamaz, içinden atarsa) ona bir iyilik yapmış gibi sevap yazılır.'' [Buhârî, Sahih, Rikâk, 31]

Ve yine eğer bunun zıddını yapar, yani iyi şeyler düşünür, hayırlı işler yapmayı dilersek, yapmasak / yapamasak bile ecre-sevaba nail oluruz. Kısacası, iyilikleri, hayırlı ve güzel şeyleri sadece düşünmekle de mükafât kazanırız.

Cenab-ı Hakk’ın cömertliğine, lütuf ve ihsanına sınır yoktur. O çok gafûr’dur, çok rahîm’dir, çok halîm’dir. Yeter ki biz ümitsizliğe kapılmayalım. Ve şunu da unutmayalım; mes’ul olduğumuz ibadet ve amellerin temeli, kalp işi olan niyet’tir. “Kulak, göz ve kalp-gönül, bunların hepsi yaptığı işten mes’uldür." [İsrâ suresi, 36] âyeti kulak ve göz ile birlikte kalbin de yapılan işlerden sorumlu olduğunu bildirmektedir. “Mü’minler arasında edepsizliğin, kötü söz ve davranışın yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da, ahirette de elîm (acı veren) bir azap vardır. Allah (her şeyi) bilir; siz bilmezsiniz." [Nûr suresi, 19] fermânı da, çirkin söz ve huyların yayılmasını sevenlerin, dünyâda ve âhirette acı bir azâba uğrayacaklarını haber veriyor… Ve Allah'ın, her şeyi olduğu gibi, bu tür insanların gönüllerindeki niyeti, maksadı da bildiğini hatırlatıyor.

Çirkin sözleri, edepsizliği yaymayı sevmek, bir gönül işidir, düşüncedir. İşte kişinin gönlündeki bu düşünceyi bilen Hz. Allah, bu kararlı düşünce sahibini cezalandırır. Çünkü bu düşünce, kasıtsız, gelip geçici bir hâtıra, bir vesvese değil, fiiliyata dönüşecek bir karardır. İşte bundan ötürü Allah Teala o kimseyi cezalandırmaktadır.

İnsan kalbine gelen vesveselerden kurtulmaya çalışmazsa, o düşünceler zamanla kalbi istîlâ edip sonunda insanı kötü amellere, çirkin huylara sürükler. Vücudu harekete geçiren ruhtur, düşüncedir. Bundan dolayıdır ki Rasûl-i Ekrem (s.a.v.), "Dikkat edin; bedende bir et parçası vardır ki, o düzeldi mi bütün vücut düzelir, o bozuldu mu bütün vücut bozulur. Dikkat edin, o kalptir!'' buyurmuştur. [Bkz. Buhârî, Sahih, İmân, 39; Müslim, Sahih, Müsâkât 107; İbn Mâce, Sünen, Fiten 14; Dârimî, Sünen, Buyû, 1]

Mevzu ile ilgili olarak ayrıca aşağıdaki linklere de bkz.

http://www.halisece.com/sorulara-cevaplar/1934-imani-takviye-ve-vesveseden-kurtulmak.html

http://www.halisece.com/islami-makaleler/859-seytani-bir-illet-v-e-s-v-e-s-e.html

http://www.halisece.com/sorulara-cevaplar/544-zikir-aninda-kalbe-gelen-vesveseler.html

Go to top