Selamun aleykum,

Benim evleneceğim kişinin bir kızı var 19 yaşında. Onunla mahremlik olayı nasıl oacak? O kız aynı kendi kızım gibi rahat kıyafetle, başı açık vesaire evde dolasabilir mi, yoksa öz kızımdan farklı bir statüde mi? Allah razi olsun

*******

Ve aleyküm selam.

Dilerseniz öncelikle “mahrem” ve “nâ-mahrem” kavramlarını kabaca-kısaca ele alalım. Çünkü bunlar sık sık birbirine karıştırılıyor. Sonra da meseleyi Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in beyanlarıyla anlamaya çalışalım.

Mahrem: Haram olan, yani evlenilmesi şer’î bakımdan caiz olmayan, bu yüzden kendisinden kaçınılmasına gerek bulunmayan kişi; başka bir ifadeyle, bir kadının evlenmesi dinen caiz olmayan akrabaları demektir. Ki buna, üvey evlatlar (kız olsun-erkek olsun) da dahildir. Onlar da kadın veya erkeğin mahremidirler.

Nâmahrem: Şer’î bakımdan mahrem olmayan, yani bir kadının akrabası olmayıp evlenmelerinde dinen mahzur bulunmayan kişi. Diğer bir ifadeyle, konuşulup görüşülmesi ancak belli sınırlar dahilinde caiz olabilen yabancı erkektir.

Şu iki ayette bunlar şöyle açıklanmıştır:

“Size şu kadınları nikâhlamak haram kılındı:

- Anneleriniz,

- kızlarınız,

- kızkardeşleriniz,

- halalarınız,

- teyzeleriniz,

- erkek kardeşlerinizin kızları,

- kız kardeşlerinizin kızları,

- sizi emzirmiş olan süt anneleriniz,

- süt kardeşleriniz,

- hanımlarınızın anneleri,

- aranızdan zifaf geçmiş olan kadınlarınızdan doğan üvey kızlarınız. Eğer zifaf geçmemişse onların kızlarını nikâhlamakta size günah yoktur.

- Öz oğullarınızın hanımlarını nikahlamanız ve iki kızkardeşi birden nikâhınız altına almanız da size haram kılındı.

Ancak geçmiş olan müstesnâdır (geçen geçmiştir). Muhakkak ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” [Nisa sûresi 23]

“Mü'min kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, namuslarını da korusunlar. Ziynetlerini ise, görünmesi zarurî olan kısımlar müstesna, açığa vurmasınlar. Başörtülerini de yakalarının üzerini kapatacak şekilde iyice örtsünler.

- Kocalarından,

- babalarından,

- kocalarının babalarından,

- oğullarından,

- kocalarının oğullarından,

- kardeşlerinden,

- kardeşlerinin oğullarından,

- kızkardeşlerinin oğullarından,

- mü'min kadınlardan,

- cariyelerinden,

- cinsî iktidarı olmayan hizmetçilerinden,

- ve şehvet çağına gelmemiş çocuklardan başkasına ziynet yerlerini göstermesinler. Gizledikleri ziynetleri belli olsun diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hepiniz Allah'a tevbe edin, ey mü'minler, tâ ki kurtuluşa eresiniz.” [Nur sûresi, 31]

***

Bu âyetlere baktığımızda; erkek için mahrem olan kadınların başlıcaları şunlardır:

Annesi, kızı, kızkardeşi, halası, teyzesi, erkek ve kız kardeşlerinin kızları, süt annesi, süt kardeşi, kayınvalidesi, hanımının önceki kocasından olan kızı, oğlunun hanımı, baldızı

Kadın için mahrem olan erkeklerin başlıcaları da;

Babası, kayınpederi, oğlu, kocasının eski hanımından olan oğlu, kardeşi, erkek ve kız kardeşlerinin oğulları, amcası, dayısı, süt kardeşidir.

Velhasıl; dile getirdiğiniz şartlar muvacehesinde, özellikle de şehevi bir his uyanma endişesi varsa… onunla olan muamelelerinde dikkatli olman ve hürmet-i musâharaye sebep olabilecek hallerden mutlaka kaçınman gerekir.

Hürmet-i musâhara nedir

Islâm hukukunda “Hürmet-i musâhara” yani “hısımlıktan doğan haramlık” tabiriyle anlatılan şeydir ki, Hanefi mezhebine göre açıklaması şöyledir:

Birbirleriyle cinsî yakınlıkta bulunan… Tenleri çıplak olarak ya da vücut sıcaklığını geçirecek kadar ince bir örtüyle birbirine değip şehvet duyan… Veya kadın erkeğin uzvuna, erkek de kadının uzvunun içine (iç fercine) bakıp yine şehvet duyan bir kadınla bir erkek sanki birbiriyle karı-koca imişler gibi aralarında “hısımlıktan doğan haramlık” meydana gelir.

Buna göre karı-koca oldukları takdirde hangi yakınlarının nikâhı kendilerine haramsa, onlar bu davranışla da haram olur; bu haram olanlardan birisi nikâhlısı ise boş olur. Mesela, yanlışlıkla da olsa, bir baba, kızını, teni tenine değecek şekilde şehvetle tutsa, aralarında “hürmeti musâhara” oluşur ve kızı, faraza kendi karısı olsaydı, onun annesini nikâhlaması haram olacağı için, bu hareketiyle kızın annesi, yani kendi karısı kendisinden derhal ve ebediyyen boş olur.

Yine aynı sebeple, meselâ kayınpeder gelinine dokunduğunda şehvet duysa, nasıl gelini kendi karısı farzedildiğinde, oğlu onunla evlenemez ise, bu hadiseyle de gelini oğlundan kesinkes boş olur.

Ancak bu sonucu doğuran hâl, çıplak olarak değinildiginde, ya da söylediğimiz gibi uzuvlara bakıldığında şehvet duymuş olmaktır. Şehvet duymak ise, aklından kötü bir şey geçmiş olmak demek değil, erkek için, uzvunun dirilmesi, diri ise diriliğinin artması, kadın ya da ihtiyar erkek için ise kalbinin heyecanla çarpmasıdır. Bunlar olmadan söz konusu haramlık doğmuş olmaz.

Go to top