Hocam öncelikle cenazeniz için allahtan rahmet diler geride kalanlar için sabır dilerim. Abiniz içinde büyük geçmiş olsun dileklerimi sunar allah acil şifalar versin.

Hocam benim bir sorum olacak. Ben birbuçuk sene önce şuan oturduğum eve taşındım. Evin iki yönde balkonu var eve taşındığımız her iki balkonunda güvercin yuvaları vardı ve yuvalarda güvercin yavrularıda vardı biz güvercini mübarek hayvan olarak gördüğümüz için ilk etap da yuvalara ve güvercinlere dokunmadık. zamanla yavrular gelişti ve uçtu. bizde yavruların uçtuğunu fırsat bilerek bir daha gelmemeleri için yuvalarını kaldırdık balkonu temizledik ve balkonu kullanır hale getirdik. fakat bir kaç gün sonra tekrar yine yuva yapmaya başladılar yine bizim gönlümüz elvermedi yuvalarını bozmaya bizde izin verdik yuva yapmalarına tekrar güvercin yavruları büyüdü gelişti yuvadan uçtu. tekrar temizledik kuşlar tekrar geldi yuva yapmaya başlıyor. bu bir yıl boyunca tekrar etti. soğuk kış günlerinde dahil yuva yapıp yavrularını çıkarmayı başardılar. Fakat biz geldiğimiz günden beri balkona her türlü tedbirleri aldık evde kiracı olduğumuz için cam balkon yaptıramıyoruz. ancak tül perde çekiyoruz. fakat yine tülün açık kalan kenarlarında içeri girip yuva yapıp yumurtalarını bırakıyorlar.bunu konuyu büyüklerimizle paylaştık güvercinlerin yuvalarına çözüm aradık herkes vicdanen cevap verdi yani bir kısmı yuvalara dokunulmasın diyor bazıları da işin çok ciddi olduğunu söyleyip yuvaların her defasında bozulmasını söylüyor. yaz geldi balkonda oturup çay içmek istiyor insan fakat güvercin yuvasından ve yavrularında dışarı çıkamıyoruz. tam manası ile tatmin edici cevaplar alamadım kimseden. Sizin yazılarını uzun zamandır takip ediyorum birde sizden birşeyler duymak istiyorum. bu saatten sonra yuvaları bozalımmı veya güvercinlerin balkona gelmesine izinmi verelim bilemedik.yaptıklarımız ve yapacaklarımız için dini açıdan sakıncaları olurmu bu konuda hadis rivayetleri varmı onu bilmek isterim. cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. iyi çalışmalar. mechulkaptan

*******

Selamün aleyküm kardeşim. Hayır-dualarınız ve şifa dilekleriniz için “amin”ler, teşekkürler…

Sorunuza gelince; bu noktada İslamî âdâp, usûl ve uygulamada ölçü şudur:  

Hayvanlar, günlük hayatımıza zarar verdiklerinde, verdikleri zarar kadar tedbir alınıp o zararları giderilebilir. Eğer zararları yoksa da dokunmak zulümdür, caiz olmaz. Sizin de kendi vaziyetinizi bu ölçü istikametinde ayarlamanız gerekir. Allah (c.c.) kolaylık versin, cümlemizi ve bilcümle Ümmet-i Muhammed’i ve evladını zulümden uzak tutsun.  

Bu arada meseleyle ilgili olarak şu hadiseyi de hatırlamanın faydalı olacağı mülâhazasındayım.

Bilindiği gibi ceddimiz Kanuni Sultan Süleyman rahmetullahi aleyh, Topkapı Sarayı’nın bahçesindeki meyve ağaçlarına zarar veren karıncaların itlâf edilmesinin dinen câiz olup olmadığını, Şeyhulislâm’ı Ebussuud Efendi'ye (rh.) şiir üslûbiyle şöyle sorar:

Dırahta ger ziyân etse karınca,
Günâhı var mıdır ânı kırınca?

Günümüz Türkçesiyle şu demek: Eğer karınca ağaca zarar veriyor, onu kurutuyorsa, karıncayı yok etmenin bir günahı var mıdır?

Ebussuud Efendi, zamanın şeyhülislâmıdır. Binaenaleyh Padişah’a hoş görünmek için, zamâne bürokratları gibi idare-i maslahat maksadıyla, ‘karıncanın ölmesinden ne olur padişahım’, diyebilirdi. Fakat o; tam ve kâmil bir İslâmî hassâsiyet, hak-hukuk, adâlet kıstasları ve ilim nâmusu çerçevesinde ince bir nükteyle, yine şiir üslûbiyle şu enfes ve tarihî cevabı veriyor:

Yarın Hakk'ın dîvânına varınca,
Süleyman'dan hakkın alır karınca.

Ve yine eski müftülerimizden -Allah kendisine sıhhat, afiyet üzere bereketli ömürler ihsan eylesin- Ali Erol ağabeyimiz Hatıralar’ında, üstâzımız Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) hazretleri ile bir müntesibi arasında cereyan eden şu muhavereyi (konuşmayı) naklederler:

“Avcılık yaptığı anlaşılan tâbilerden birinin;

- Efendim, güvercin ve kumru gibi kuşları vurmakta zarar var mı? diye vâki sualine;

- Onlar kuşların dervişleridir. Adam kardeşini vurur mu? Cevabında bulundular.” [A.g.e., s. 94]

Zâhirî fıkıh ölçüleri dairesinde, tırnaklı olduğu halde bununla hayvanları avlamayan bir kuşun eti şer’î bakımdan yenilebilir; mesela güvercin gibi... Ama fakat takvâ bakımından avlanmaması, yenmemesi tavsiye edilmiştir. Çünkü derviş kuşlardandır, “subbûhun kuddûsün” diye tesbih etmektedir.

Velhâsıl; bu hususta daha pek çok şeyler yazılıp çizilebilirse de, yukarıda anlatmaya çalıştığımız hadiseler ve meselenin künhü ile alakalı söylediklerimiz, herhalde fazla söze hacet bırakmamaktadır.  

Go to top