Tarikat-ı aliyye silsilesi ve diğerleri ile alakalı bir soru.......

 

*******

Sevgili Hasan Kara;

Bunun nesini soruyorsun ki?

Sen hiç “irâde-i cüz’iyye” diye bir terkip duymadın mı, okumadın mı?

Cenab-ı Hak bu âlemde hangi kulunu iradesi dışında bir fiile zorluyor ki, o sözünü ettiğiniz zevatı o yönde hareket etmeye zorlasın..?

"İrade-i cüz'iye, Cenab-ı hakk'ın insanlara lûtfettiği muazzam bir nimettir. Çünkü Hazret-i Mevlâ'nın lûtfu da kahrı da, cemâli de celâli de onunla kazanılır". [Süleyman Hilmi Tunahan k.s. hazretlerinden naklen, Z. Sunguroğlu, Notlarım, s. 88]

Herkesin maddi yönden olduğu gibi, manevi cihetten de istifade ve istifazası kendi nasibincedir. Yeri gelir “velilik” de kâfi gelmez. Nice evliyanın nice yerlerde -Allah korusun- ayakları kaymıştır. Sonra velâyet denildiğinde hepsi aynı mertebede insanlar değil bu zevat. Senin-benim akledemeyeceğimiz kadar sınıflar-rütbeler var o cevelengâhta da...

Atalarımız, bu nasip-kısmet meselesini anlatmak için, “Nasipsiz kelp kurban bayramında sefere çıkar” demişlerdir. Senin anlayacağın, bu âlemde Sünnetullah böyle cereyan ediyor. Zira burası imtihan dünyası... Eğer insana kendi iradesi dışında bir zorlama olsaydı, imtihanın ve neticesi olan mücazat ve mükâfatın / Cennet ve Cehennem’in de bir manası kalmazdı.

Öyle değil mi, a benim güzel kardeşim?

Artık ne olur uzak dur böyle lüzumsuzluklardan da, kendine gelmeye çalış ve seni ilgilendiren şeylerle meşgul ol; bizi de rahat bırak, olmaz mı?

Lütfen...

Go to top